İklim değişikliğiyle mücadelede önemli taahhütler içeren enerji ve iklim değişikliği paketi üzerinde uzlaşmaya varıldı. Bu çerçevede, 2020 yılına kadar sera etkisi yaratan karbon salınımlarının yüzde 20 oranında azaltılması ve AB genelinde tüketilen toplam enerjinin
Yüzde 20’sinin yenilebilir kaynaklardan elde edilmesi yer alıyor. “20-20-20” adıyla anılan paket, ayrıca 2020’ye kadar yüzde 20 oranında enerji tasarrufu yapılmasını öngörüyor
Farklı ekonomik koşullara sahip 27 ülkenin enerji ve iklim değişikliği paketi üzerinde uzlaşması “tarihi bir karar” olarak nitelendirilirken, söz konusu paket, yoğun tartışmalar neticesinde, başta Macaristan, Polonya, Almanya ve İtalya olmak üzere bazı ülkelere verilen tavizlerin sonunda kabul edildi. Doğu Avrupa ülkelerine ilave ücretsiz karbon kredisi verilmesi ve Batı Avrupa’daki sanayi işletmelerine karbon emisyonlarını azaltma maliyetlerini düşürebilmeleri için önemli teşvikler sağlanmasına yönelik tavizler, çevre örgütleri tarafından eleştirildi.
AB Dönem Başkanı Fransa’nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Zirve’nin ardından düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, söz konusu Konsey Zirvesi’nin Avrupa tarihinde her zaman hatırlanacağını, zira dünyada, iklim değişikliğiyle mücadelede bağlayıcı kuralları oy birliğiyle kabul eden başka bir kıta bulunmadığını ifade etti. Sarkozy, iklim değişikliğiyle mücadelede en başta belirlenen hedeflere sadık kalındığı ve küresel mali krizin bu hedeflere ulaşılmasında bir bahane olarak kullanılamayacağını, aksine, krizin sürdürülebilir ve çevreye duyarlı bir ekonomik büyüme sağlanmasına yönelik çabalarını daha da güçlendirdiğini belirtti. Sarkozy, ayrıca, pakete ilişkin müzakerelerin beklenenden daha kolay geçtiğini belirterek, Polonya gibi elektrik üretiminde büyük oranda kömüre bağımlı olan ülkelerin talep ettiği istisnalar ile Macaristan gibi belirgin enerji sorunları bulunan ülkelerin taleplerinin göz önüne alındığını kaydetti. Aralık 2009’da yapılacak olan Kopenhag konferansına hazırlık niteliği taşıyan ve Poznan’da düzenlenen Birleşik Milletler iklim değişikliği konferansı ile bağlantılı olarak, Sarkozy, Ab Konseyi’nin tüm dünyaya olumlu bir mesaj gönderdiğine işaret etti.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ise yaptığı açıklamada, iddialı hedefler üzerinde tarihi bir uzlaşma sağlanmasıyla AB’nin güvenilirlik testini başarıyla geçtiğini vurguladı. Barroso, ayrıca, yeni teknolojiler ile düşük karbonlu, yenilikçi ve istihdam yaratan bir ekonomi yaratılması konusunda, ABD’ye, AB’nin çabalarını desteklemesi yönünde çağrıda bulundu.
Zirvenin ardından yayımlanan Zirve Sonuç Bildirgesi’nde, sera gazı salımlarının 2020’ye kadar %20 oranında azaltılmasına ilişkin taahhüdün , 2012 yılından sonraki dönem için, Kopenhag’da varılacak iklim değişikliği ile ilgili kapsamlı bir uzlaşma çerçevesinde, %30 oranına çıkarılması yer alıyor. Bu kapsamda, diğer gelişmiş ülkelerin ve ekonomik açıdan göreceli iyi durumda olan gelişmekte olan ülkelerin de üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor. Bildirge’de, ayrıca, Mart 2010’da Avrupa Komisyonu’nun Konsey’e, Kopenhag konferansının sonuçlarına ilişkin detaylı bir değerlendirme raporu sunması ve Konsey’in, bu değerlendirmeye dayanarak, %30 hedefinin Avrupa sanayisinin rekabet etme gücü üzerindeki etkisini de içeren bir durum tespiti hazırlamasına yer veriliyor.
Timur ERK |